fluid
fluid
flu:ɪd
flooid

"fluid"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

fluid
01

akıcı, sıvı

having an easily flowing consistency 
fluid definition and meaning
Örnekler
The paint was too fluid and dripped down the canvas. 

Boya çok akışkandı ve tuvalden aşağı damladı.

02

rahat ve sarsıntısız

having the ability to flow or move smoothly without interruption or obstruction 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most fluid
karşılaştırma derecesi
more fluid
derecelendirilebilir
Örnekler
Her fluid dance movements captivated the audience. 

Onun akıcı dans hareketleri seyirciyi büyüledi.

03

akıcı, esnek

having the ability to adapt easily to changes or new situations 
Örnekler
Her approach to problem-solving was fluid, adjusting with each challenge. 

Problem çözme yaklaşımı akıcıydı, her meydan okumaya uyum sağlıyordu.

04

likit, hazır

easy to access and quickly convertible to cash 
Örnekler
They keep their investments fluid to respond to market changes. 

Piyasa değişikliklerine yanıt vermek için yatırımlarını likit tutarlar.

Fluid
01

akışkan, sıvı

a substance that flows easily and takes the shape of its container, including both liquids and gases 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
fluids
Örnekler
Water is a common fluid essential for life. 

Su, yaşam için gerekli olan yaygın bir akışkandır.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store