fluent
fluent
fluənt
fluent
British pronunciation
/flˈuːənt/

"fluent"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

fluent
01

akıcı, rahat

able to speak or write clearly and effortlessly
fluent definition and meaning
example
Örnekler
The lawyer 's fluent arguments convinced the jury.
Avukatın akıcı argümanları jüriyi ikna etti.
02

akıcı, rahat

moving or performing an action in a smooth, graceful, and effortless manner
example
Örnekler
The artist 's fluent brush strokes created a beautiful painting.
Sanatçının akıcı fırça darbeleri güzel bir resim yarattı.
03

akıcı, hâkim

having proficiency in speaking or writing a foreign language without difficulty
example
Örnekler
He is fluent in multiple languages, including Russian and French.
Rusça ve Fransızca dahil olmak üzere birden fazla dilde akıcıdır.
04

akıcı, düzgün

(of a foreign language speech) smooth, accurate, and natural-sounding
example
Örnekler
His fluent Persian made communication effortless.
Onun akıcı Farsçası iletişimi zahmetsiz hale getirdi.
05

akıcı, akışkan

capable of flowing freely and smoothly
example
Örnekler
The fluent discharge from the wound indicated healing.
Yaradan akıcı akıntı iyileşmeyi gösteriyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store