eventuate
e
ɪ
i
ven
ˈvɛn
ven
tuate
ˌʧu:eɪt
çueyt
/ɪvˈɛntʃuːˌeɪt/

"eventuate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to eventuate
01

meydana gelmek

to take place as an outcome
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
eventuate
3. tekil kişi
eventuates
şimdiki zaman ortacı
eventuating
basit geçmiş zaman
eventuated
geçmiş zaman ortacı
eventuated
Örnekler
A new strategy eventuated from the team's brainstorming session.
Takımın beyin fırtınası oturumundan yeni bir strateji ortaya çıktı.
02

sonuçlanmak, netice vermek

to result in a particular outcome
Intransitive: to eventuate in sth
Örnekler
Poor planning and lack of communication eventuated in the project's failure.
Zayıf planlama ve iletişim eksikliği, projenin başarısızlıkla sonuçlandı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store