Ara
to elect
01
oylamayla seçmek
to choose a person for a specific job, particularly a political one, by voting
Transitive: to elect sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
elect
3. tekil kişi
elects
şimdiki zaman ortacı
electing
basit geçmiş zaman
elected
geçmiş zaman ortacı
elected
Örnekler
Citizens will elect a new mayor in the upcoming municipal elections.
Vatandaşlar, yaklaşan belediye seçimlerinde yeni bir belediye başkanı seçecek.
elect
Örnekler
The elect team members were carefully selected based on their skills and experience.
Seçkin takım üyeleri, becerileri ve deneyimlerine göre dikkatlice seçildi.
02
seçilmiş, yeni seçilmiş
chosen or voted into a public office but not yet officially started serving in that role
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The governor-elect will assume office next month.
Seçilmiş vali gelecek ay göreve başlayacak.
03
seçilmiş, kutsanmış
(of a person) chosen by God for salvation or divine favor
Örnekler
The elect group of saints was predestined for heaven.
Azizlerin seçilmiş grubu cennet için önceden belirlenmişti.
Elect
01
seçilmişler, seçilmiş kişi
a group of people chosen for a special role or status
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
elect
Örnekler
The elect were invited to the private ceremony.
Seçilmiş olanlar özel törene davet edildi.
Örnekler
They believed themselves to be among the elect.
Kendilerini seçilmişler arasında olduklarına inanıyorlardı.
Leksikal Ağaç
elected
election
elective
elect



























