ecstatic
ecs
ˈɪks
iks
ta
tic
tɪk
tik
dramaticemphaticsocraticoperatic

"ecstatic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

ecstatic
01

sevinç dolu

extremely excited and happy 
ecstatic definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most ecstatic
karşılaştırma derecesi
more ecstatic
derecelendirilebilir
Örnekler
She was ecstatic when she found out she had won the lottery, unable to contain her excitement. 

Piyangoyu kazandığını öğrendiğinde kendinden geçmişti, heyecanını gizleyemiyordu.

Ecstatic
01

kendinden geçmiş kişi, coşkulu kişi

a person who experiences intense joy or bliss 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
ecstatics
Örnekler
The ecstatic cheered loudly after the team's victory. 

Takımın zaferinden sonra kendinden geçmişler yüksek sesle tezahürat yaptı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store