ecstatic
Pronunciation
/ɪkˈstætɪk/

"ecstatic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

ecstatic
01

sevinç dolu

extremely excited and happy
ecstatic definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most ecstatic
karşılaştırma derecesi
more ecstatic
derecelendirilebilir
Örnekler
She was ecstatic to see her favorite band perform live in concert.
En sevdiği grubun konserde canlı performansını görmekten çok heyecanlı ve mutluydu.
Ecstatic
01

kendinden geçmiş kişi, coşkulu kişi

a person who experiences intense joy or bliss
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
ecstatics
Örnekler
As an ecstatic, he always radiated positivity and excitement.
Bir vecit halindeki kişi olarak, her zaman pozitiflik ve heyecan yayardı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store