Ara
to discredit
01
itibarını sarsmak
to make someone or something be no longer respected
Transitive: to discredit a person or their reputation
Örnekler
Attempts to discredit her expertise failed as she proved her skills repeatedly.
Uzmanlığını itibarsızlaştırmaya yönelik girişimler, becerilerini tekrar tekrar kanıtlamasıyla başarısız oldu.
02
itibarsızlaştırmak, şüphe uyandırmak
to raise doubt about someone or something and make people stop believing in them
Transitive: to discredit information
Örnekler
Scientists found data that discredited the theory proposed last year.
Bilim insanları, geçen yıl öne sürülen teoriyi itibarsızlaştıran veriler buldular.
03
itibarsızlaştırmak, güvenilirliğini sarsmak
to make people believe someone or something is not trustworthy or reliable
Transitive: to discredit sb/sth
Örnekler
The scandal discredited the official ’s ability to lead the organization effectively.
Skandal, yetkilinin organizasyonu etkili bir şekilde yönetme yeteneğini itibarsızlaştırdı.
Discredit
01
itibarsızlık, güven kaybı
the state of being held in low esteem
Leksikal Ağaç
discredit
credit



























