Ara
discernible
Örnekler
The outline of the distant ship was barely discernible through the thick fog.
Uzak geminin ana hatları, kalın sisin arasından zar zor seçilebiliyordu.
02
farkedilebilir, görülebilir
noticeable enough to attract attention or be easily recognized
Örnekler
Her effort to improve her skills was discernible in the quality of her recent work.
Becerilerini geliştirme çabaları, son çalışmalarının kalitesinde fark edilebilirdi.
Leksikal Ağaç
discernibly
indiscernible
discernible
discern



























