crusty
crusty
'krʌsti
krasti
trustyfustygustylusty

"crusty"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

crusty
01

kıtır kıtır

(of food) having a hard or crisp covering or outer layer 
crusty definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
crustiest
karşılaştırma derecesi
crustier
derecelendirilebilir
Örnekler
The bread had a crusty exterior and a soft, fluffy interior. 

Ekmek, kızarmış bir dış yüzeye ve yumuşak, kabarık bir içe sahipti.

02

huysuz, kaba

(of a person) having an irritable or blunt manner 
Örnekler
The crusty old man yelled at the children for playing near his house. 

Huysuz yaşlı adam, evinin yakınında oynayan çocuklara bağırdı.

03

pis, kirli

unkempt, dirty, or unattractive in a gross way 
argo
Örnekler
He hasn't showered in days and looks totally crusty. 

Günlerdir duş almamış ve tamamen pis görünüyor.

Crusty
01

crusty, marjinal

a young person, often homeless, who rejects mainstream culture and lives a nonconformist lifestyle 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
crusties
Örnekler
The city park was filled with crusties, each with their own story of rebellion. 

Şehir parkı, her biri kendi isyan hikayesine sahip crusties ile doluydu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store