Ara
brisk
Örnekler
The brisk wind made her shiver as she walked down the street.
Canlı rüzgar, sokakta yürürken onu ürpertti.
Örnekler
After the rain, the air turned brisk and fresh, clearing the humidity.
Yağmurdan sonra hava serin ve taze hale geldi, nemi temizledi.
03
canlı, hareketli
lively, animated, and filled with vitality or energy
Örnekler
The brisk energy of the community gathering reflected the liveliness and vitality of the neighborhood.
Topluluğun bir araya gelmesindeki canlı enerji, mahallenin canlılığını ve hayatiyetini yansıtıyordu.
04
canlı, enerjik
very active
to brisk
01
canlanmak, hareketlenmek
become brisk
Leksikal Ağaç
briskly
briskness
brisk



























