Ara
brisk
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
briskest
karşılaştırma derecesi
brisker
derecelendirilebilir
Örnekler
She took a brisk walk in the morning to wake herself up.
Kendine gelmek için sabah hızlı bir yürüyüş yaptı.
Örnekler
The brisk morning air energized her as she walked to work.
İşe yürürken, serin sabah havası ona enerji verdi.
03
canlı, hareketli
lively, animated, and filled with vitality or energy
Örnekler
The brisk conversation around the campfire was filled with laughter and animated storytelling.
Kamp ateşi etrafındaki canlı sohbet, kahkahalar ve hareketli hikayelerle doluydu.
04
canlı, enerjik
very active
to brisk
01
canlanmak, hareketlenmek
become brisk
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
brisk
3. tekil kişi
brisks
şimdiki zaman ortacı
brisking
basit geçmiş zaman
brisked
geçmiş zaman ortacı
brisked
Leksikal Ağaç
briskly
briskness
brisk



























