brilliant
brill
ˈbrɪl
bril
iant
jənt
yēnt
resilient

"brilliant"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

brilliant
01

zeki

extremely clever, talented, or impressive 
brilliant definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most brilliant
karşılaştırma derecesi
more brilliant
derecelendirilebilir
Örnekler
He's a brilliant coach who always gets the best out of his team. 

O, takımından her zaman en iyisini alan parlak bir koç.

02

muhteşem

exceptionally impressive or outstanding 
Dialectbritish flagBritish
brilliant definition and meaning
Örnekler
Her brilliant performance earned her a standing ovation. 

Onun parlak performansı ayakta alkışlanmasını sağladı.

03

parlak, göz alıcı

intensely bright and radiant, often characterized by vivid and dazzling hues 
brilliant definition and meaning
Örnekler
The artist used brilliant colors to make the painting stand out and grab attention. 

Sanatçı, tablonun öne çıkmasını ve dikkat çekmesini sağlamak için parlak renkler kullandı.

04

parlak, göz kamaştırıcı

emitting a bright, dazzling light 
Örnekler
The brilliant stars filled the night sky, creating a breathtaking view. 

Parlak yıldızlar gece gökyüzünü doldurdu, nefes kesici bir manzara yarattı.

05

parlak, görkemli

characterized by grandeur 
06

parlak, net

clear and sharp and ringing 
07

başarılı

very good at accomplishing a desired result 
Brilliant
01

pırlanta

a precious gemstone, particularly a diamond, that is cut with numerous facets to reflect light and create a dazzling appearance 
brilliant definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
brilliants
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store