Ara
to weigh down
01
bunaltmak, üzerine ağırlık yapmak
to make someone feel sad or stressed by putting a lot of emotional or mental pressure on them
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
down
temel fiil
weigh
şimdiki zaman
weigh down
3. tekil kişi
weighs down
şimdiki zaman ortacı
weighing down
basit geçmiş zaman
weighed down
geçmiş zaman ortacı
weighed down
Örnekler
The disappointment of not meeting expectations seemed to weigh down the entire team.
Beklentileri karşılamamanın hayal kırıklığı tüm takımı baskı altına alıyor gibi görünüyordu.
02
ağırlık yapmak, yük olmak
to add weight to someone or something, making it more difficult for them to move
Örnekler
The heavy backpack weighed down the hiker as she climbed the steep trail.
Ağır sırt çantası, dik yolu tırmanırken yürüyüşçüyü aşağı çekiyordu.
03
ağırlık yapmak, bastırmak
to apply pressure by placing a heavy object on something
Örnekler
Can you weigh the paper down with a book to keep it from blowing away?
Kağıdın uçup gitmemesi için üzerine bir kitap koyarak ağırlık yapabilir misiniz?



























