Ara
wantonly
01
kasten, nedensiz yere
in a way that is done deliberately without cause, often causing harm or damage
resmî
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
Vandals wantonly smashed the windows of the abandoned building.
Vandallar, terk edilmiş binanın pencerelerini kasten kırdılar.
Örnekler
She spent her inheritance wantonly on expensive vacations.
Mirasını düşüncesizce pahalı tatillere harcadı.
03
şehvetle, kontrolsüz bir şekilde
in an openly lustful or sexually uncontrolled way
onaylamayan
eski kullanım
Örnekler
In the movie, the character acted wantonly towards strangers.
Filmde, karakter yabancılara karşı ahlaksızca davrandı.
04
aşırı bir şekilde, kontrolsüzce
in an excessive or uncontrolled way
resmî
Örnekler
Ivy wantonly covered the old stone walls of the castle.
Sarmaşık, şatonun eski taş duvarlarını aşırı bir şekilde kapladı.
05
şımarıkça, oynak bir şekilde
in a playful or lively manner, showing carefree or spirited behavior
resmî
Örnekler
The children ran wantonly through the fields, laughing loudly.
Çocuklar tarlalarda şımarıkça koşuyor, yüksek sesle gülüyorlardı.
Leksikal Ağaç
wantonly
wanton



























