tremendous
tre
trɪ
tri
men
ˈmɛn
men
dous
dəs
des
British pronunciation
/trɪˈmɛndəs/

"tremendous"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

tremendous
01

olağanüstü büyük

exceptionally grand in physical dimensions
tremendous definition and meaning
example
Örnekler
The ancient tree was of tremendous girth, its trunk wide enough for several people to embrace.
Eski ağacın muazzam bir gövdesi vardı, birkaç kişinin kucaklayabileceği kadar geniş.
02

muazzam, büyük

of great extent or intensity
tremendous definition and meaning
example
Örnekler
They experienced a tremendous surge of excitement when the event was announced.
Etkinlik duyurulduğunda muazzam bir heyecan dalgası yaşadılar.
03

olağanüstü, etkileyici

exceptionally good or impressive
tremendous definition and meaning
example
Örnekler
He made a tremendous recovery from his injury, surprising his doctors.
Yaralanmasından muhteşem bir şekilde iyileşti, doktorlarını şaşırttı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store