Ara
strange
Örnekler
It 's strange to see the streets so empty during a busy time of day.
Günün yoğun bir saatinde sokakları bu kadar boş görmek tuhaf.
Örnekler
The strange landscape stretched endlessly, unlike the fields she was used to back home.
Garip manzara, evde alışkın olduğu tarlaların aksine, sonsuza kadar uzanıyordu.
03
tuhaf, alışılmadık
not in line with one's usual habits, customs, or way of life
Örnekler
The way they handled disagreements was strange to her, having grown up in a much calmer environment.
Anlaşmazlıkları ele alış biçimleri, çok daha sakin bir ortamda büyümüş olan ona tuhaf geliyordu.
Leksikal Ağaç
strangely
strangeness
strange



























