Ara
Scald
01
yanık
a burn or injury caused by contact with hot liquid or steam
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
scalds
Örnekler
The toddler suffered a scald from spilling boiling water.
Yürümeye yeni başlayan çocuk, kaynar su dökerek bir haşlanma yaşadı.
02
haşlama, yanık
the act or process of burning or injuring with hot water or steam
Örnekler
The scald of vegetables in boiling water requires caution.
Sebzelerin kaynar suda haşlanması dikkat gerektirir.
to scald
01
yakmak
to injure oneself with hot liquid or steam
Transitive: to scald sb/sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
scald
3. tekil kişi
scalds
şimdiki zaman ortacı
scalding
basit geçmiş zaman
scalded
geçmiş zaman ortacı
scalded
Örnekler
She scalded her hand while pouring boiling water into the cup.
Fincana kaynar su dökerken elini haşladı.
02
kaynatmak
to heat a liquid, especially milk or water until it boils or gets close to that degree
Transitive: to scald a liquid
Örnekler
The chef scalded the milk on the stovetop before incorporating it into the custard mixture.
Şef, muhallebi karışımına eklemeden önce sütü ocakta haşladı.
03
haşlamak, kaynar suya daldırmak
to briefly dip or immerse something in boiling water
Transitive: to scald food or other substances
Örnekler
Before peeling the tomatoes, she scalded them in boiling water to loosen the skin.
Domatesleri soymadan önce, kabuğunu gevşetmek için onları kaynar suda haşladı.



























