sonner
01
çalmak, zil çalmak
produire un son (cloche, téléphone, alarme, etc.)
Örnekler
L' alarme incendie a sonné pendant dix minutes.
Yangın alarmı on dakika boyunca çaldı.
02
zili çalmak, kapı zilini çalmak
actionner une sonnette ou un carillon à une porte
Örnekler
Tu peux sonner chez le voisin pour demander du sucre ?
Komşudan şeker istemek için kapısının zilini çalabilir misin?



























