Ara
grand
01
büyük, dev
qui a une taille importante, supérieur à la moyenne
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus grand
karşılaştırma derecesi
plus grand
derecelendirilebilir
eril tekil
grand
eril çoğul
grands
dişil tekil
grande
dişil çoğul
grandes
Örnekler
Elle porte une grande robe pour la fête.
O, parti için büyük bir elbise giyiyor.
02
uzun, yüksek
qui a une taille élevée, surtout pour une personne
Örnekler
Ils ont un joueur très grand dans l' équipe.
Takımda çok uzun bir oyuncuları var.
03
uzun, uzun
qui a une longueur importante, allongé
Örnekler
Ce bâtiment a des fenêtres grandes et étroites.
Bu binanın büyük ve dar pencereleri var.
04
yetişkin, olgun
qui a atteint l'âge adulte ou la maturité
Örnekler
À 18 ans, on est considéré comme grand en France.
18 yaşında, Fransa'da yetişkin olarak kabul edilir.
05
yüksek, gür
qui a une intensité sonore forte, élevé en volume
Örnekler
Le chanteur a une voix grande et puissante.
Şarkıcının büyük ve güçlü bir sesi var.
06
ünlü, meşhur
qui est connu par beaucoup de personnes, célèbre
Örnekler
Il a travaillé avec des grands écrivains.
O, büyük yazarlarla çalıştı.
07
önemli, mühim
qui joue un rôle essentiel ou a beaucoup de poids dans une situation
Örnekler
Elle a une influence grande sur son équipe.
O, ekibi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.
Le grand
[gender: masculine]
01
yetişkin, erişkin
personne qui n'est plus un enfant, qui a atteint l'âge adulte
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
grands
Örnekler
Ce n' est pas un jeu pour les grands.
Bu, yetişkinler için bir oyun değil.
02
uzun boylu kişi, dev
personne dont la taille est supérieure à la moyenne
Örnekler
Elle est une grande parmi les mannequins.
O, mankenler arasında uzun biridir.



























