Ara
graisser
01
yağlamak, yağ sürmek
enduire un récipient, une surface ou un aliment avec de la matière grasse (beurre, huile, etc.) pour éviter que cela n'attache ou pour enrichir le goût
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
ayrılamaz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
graisse
1. çoğul kişi
graissons
gelecek zamanda 1. kişi
graisserai
geçmiş zaman ortacı
graissé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
graissions
Örnekler
Elle graisse les grillades avec du beurre fondu.
Izgara yiyecekleri eritilmiş tereyağı ile yağlar.
02
yağlamak, gres yağı sürmek
appliquer de la graisse ou de l'huile sur une pièce mécanique pour faciliter son mouvement et réduire l'usure
Örnekler
Les ouvriers graissent les roulements des moteurs industriels.
İşçiler endüstriyel motorların rulmanlarını yağlar.
03
مرطوب کردن (پوست), آبرسانی کردن



























