Ara
Le grain
01
tane, parçacık
petite partie dure d'une plante ou petite quantité de matière
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
grains
Örnekler
Il a semé des grains de blé dans le champ.
Tarlaya buğday taneleri ekti.
02
tane, zerre
très petite quantité ou particule de matière
Örnekler
Il y a un grain de poussière sur l'objectif.
Objektifte bir tane toz var.



























