Ara
détenir
01
sahip olmak, elinde bulundurmak
avoir ou posséder quelque chose
Örnekler
Il détient un poste important dans l' organisation.
Sahip olduğu önemli bir pozisyonu kuruluşta bulunmaktadır.
02
tutmak, elinde bulundurmak
garder quelqu'un ou quelque chose sous contrôle ou en sa possession
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
détiens
1. çoğul kişi
détenons
gelecek zamanda 1. kişi
détiendrai
şimdiki zaman ortacı
détenant
geçmiş zaman ortacı
détenu
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
détenions
Örnekler
Le professeur détient le contrôle de la classe.
Öğretmen sınıfın kontrolünü elinde tutar.
03
saklamak
garder une information ou un secret
Örnekler
Ils détiennent la vérité sur cette affaire.
Bu konuda gerçeği tutuyorlar.



























