apprivoiser
01
evcilleştirmek, yola getirmek
rendre un animal moins sauvage, habituer un animal à la présence humaine
Örnekler
Les enfants aiment apprivoiser des animaux de la ferme.
Çocuklar çiftlik hayvanlarını evcilleştirmeyi sever.
02
hakim olmak, kontrol etmek
endre quelque chose de difficile à gérer plus facile à contrôler
Örnekler
Il a dû apprivoiser la situation avant de prendre une décision.
Bir karar vermeden önce durumu kontrol altına almak zorunda kaldı.
03
sakinleştirmek, yatıştırmak
calmer quelqu'un ou quelque chose, rendre plus tranquille
Örnekler
Le professeur a su apprivoiser la classe bruyante.
Öğretmen, gürültülü sınıfı yatıştırmayı başardı.



























