sonspirituel
sonspirituel
son[adj][n]

onun,kendisinin • ses

sondage[n]

anket,soruşturma

sonder[v]

sondaj yapmak,araştırmak

songe[n]

rüya,düş

songer[v]
sonner[v]

çalmak,zil çalmak

sonnerie[n]

zil sesi,telefon melodisi

sonnette[n]

zil,kapı zili

sonore[adj]
sonoriser[v]
sophistiqué[adj]
sorbet[n]

şerbet,meyveli dondurma

sorbetière[n]

dondurma yapma makinesi,dondurma makinası

sorcier[n]

büyücü,sihirbaz

sort[n]
sortie[n]

çıkış,çıkış yeri

sortie de bain[n]

plaj örtüsü,banyo çıkışı

sortie de secours[n]

acil çıkış,acil durum çıkışı

sortir[v]

çıkmak

sortir en boîte[phrase]
souche de cheminée[n]

baca,baca bacası

souci[n]
soucieux[adj]
soucoupe[n]

fincan tabağı,altlık

soudage[n]

kaynak,kaynak işi

soudainement[adv]

aniden, birdenbire

soudeur[n]

kaynakçı,kaynak işçisi

soudure[n]

kaynak,kaynak işlemi

soufflage[n]

üfleme,cam üfleme

souffle[n]

nefes,soluk

souffler[v]

üflemek

souffleuse à neige[n]

kar üfleme makinesi,kar temizleme makinesi

souffrance[n]

acı,ızdırap

souffrir[v]

acı çekmek,ızdırap çekmek

souhaiter[v]

dilemek,istemek

souiller[v]
soulagé[adj]

rahatlamış,ferahlık hissetmiş

soulagement[n]

rahatlama,ferahlık

soulager[v]

rahatlatmak,hafifletmek

soulever[v]

kaldırmak,yükseltmek

souligner[v]

altını çizmek,vurgulamak

soumettre[v]

sunmak,teslim etmek

soupçonner[v]

şüphelenmek,kuşkulanmak

soupe[n]

çorba,sup

souper[n][v]

geç akşam yemeği,gece yemeği • akşam yemeği yemek,akşam yemeğini almak

souplesse[n]
source[n]

kaynak,menşe

sourcil[n]

kaş,kaş tüyü

sourd[adj]

sağır,işitme engelli

souriant[adj]

gülümseyen

sourire[v][n]

gülümsemek • gülümseme,tebessüm

sourire narquois[n]

alaycı gülümseme,küçümseyici sırıtma

souris[n]

fare,sıçan

sous[prep]

altında,aşağısında

sous-chef[n]

yardımcı şef,ikinci şef

sous-entendu[adj][n]

ima edilen,üstü kapalı • ima,kinaye

sous-estimer[v]
sous-exposé[adj]

az pozlanmış,yetersiz pozlanmış

sous-intrigue[n]

yan olay örgüsü,alt hikaye

sous-marin[n][adj]

denizaltı,dalmış • denizaltı,su altı

sous-sol[n]

bodrum,zemin altı

sous-titre[n]

alt başlık,alt yazı

sous-titré[adj]

altyazılı,altyazısı olan

sous-verre[n]

bardak altlığı,masa koruyucu

sous-vêtement[n]

iç çamaşırı,alt giyim

soustraire[v]

çıkarmak,eksiltmek

soutenance[n]

tez savunması

soutenir[v]

desteklemek,dayanak sağlamak

soutenu[adj]

sürekli,devamlı

souterrain[n][adj]

yeraltı geçidi,yeraltı tüneli • yeraltı,yer altı

soutien[n]

destek,yardım

soutien-gorge[n]

sütyen,göğüs destekleyici

souvenir[n][v]

anı,hatıra • hatırlamak,anımsamak

souvent[adv]

sık sık,çok kez

souverain[n][adj]

hükümdar,egemen • egemen,üstün

spa[n]

spa,kaplıca

spacieux[adj]

geniş,ferah

spaghetti[n]

spagetti,makarna

spam[n]

istenmeyen e-posta,spam

sparadrap[n]

yara bandı,flaster

spasme[n]

spazm,kasılma

spatule[n]

spatula,spatül

spatule retournante[n]

çevirme spatulası,döndürme spatulası

spécial[adj]

özel,farklı

spécialement[adv]

özellikle,bilhassa

spécialisé[adj]

uzmanlaşmış,özel

spécialiser[v]
spécialiste[n]

uzman,ihtisas sahibi

spectacle[n]

gösteri,şov

spectacle lumineux[n]

ışık gösterisi,ışık şovu

spectaculaire[adj]
spectateur[n]

seyirci,izleyici

sphère[n]

küre,alan

sphérique[adj]

küresel,küre şeklinde

sphéroïde[n]

sferoit,sferoidal

sphynx[n]

sfenks kedisi,sphynx

spirale[n]

spiral,helez

spirale des prix[n]

fiyat sarmalı,fiyat spiralı

spiritualité[n]

maneviyat,ruhaniyet

spirituel[adj]

zihinsel,düşünsel

LanGeek
Uygulamayı İndir