sasaturation
sasaturation
sa[adj]
sabbatique[adj]
sable[n][adj]

kum,kumsal • kum rengi,kumsu

sabot[n]

toynak,tırnak

saboter[v]
sabre[n]
sac[n]

çanta,torba

sac à bandoulière[n]

omuz çantası,askılı çanta

sac à dos[n]

sırt çantası,çanta

sac à main[n]

el çantası,kol çantası

sac banane[n]

bel çantası,kemer çantası

sac de couchage[n]

uyku tulumu,kamp tulumu

sachet[n]

torba,poşet

sachet de thé[n]

çay poşeti,çay torbası

sacre[n]
sacré[adj]

gerçek,hakiki

sacrement[n]
sacrifice[n]
safari[n]
sage-femme[n]

ebe,doğum hemşiresi

sagement[adv]
saignant[adj]

az pişmiş,kanlı

saigner[v]

kanamak,kan kaybetmek

saillant[adj]

çıkıntılı,belirgin

sain[adj]

sağlıklı,sıhhatli

saindoux[n]

domuz yağı,iç yağı

saisir[v]

yakalamak,ele geçirmek

saisissant[adj]
saison[n]

mevsim,sezon

saisonnier[adj]

mevsimlik,geçici

saké[n]

saké,sake

salade[n]

salata,salata

saladier[n]

salata kasesi,salata kabı

salaire[n]

maaş,ücret

salami[n]

salam,sucuk

salarié[n][adj]

maaşlı çalışan,ücretli işçi • maaşlı,ücretli

salaud[n][adj]

alçak,şerefsiz • aşağılık,alçak

sale[adj]

kirli,pis

salé[adj]

tuzlu,tuz tadı olan

saler[v]

tuzlamak,tuz eklemek

saleté[n]

pislik,kir

salière[n]

tuzluk,sofra tuzluğu

salinité[n]

tuzluluk,tuz içeriği

salive[n]

tükürük,salya

salle à manger[n]

yemek odası,yemek salonu

salle d'accouchement[n]

doğum odası,doğum salonu

salle de bains[n]

banyo,tuvalet

salle de bal[n]

balo salonu,dans salonu

salle de cinéma[n]

sinema salonu,sinema

salle de classe[n]

sınıf,derslik

salle de jeux[n]

oyun odası,oyun salonu

salle de séjour[n]

oturma odası,oturma odası

salle de spectacle[n]

gösteri salonu,auditoryum

salle familiale[n]

aile odası,aile salonu

salle obscure[n]
salon[n]

oturma odası,salon

salon de beauté[n]

güzellik salonu,kuaför salonu

salopette[n]

tulum,iş tulumu

saluer[v]

selamlamak,karşılamak

salut[n]

selam,selamlama

samedi[n]

cumartesi,cumartesi

samouraï[n]

tarihi samuraylardan esinlenmiş, genellikle modern kültürde idealize edilmiş karakter,tarihi samuraylara dayanan, çağdaş kültürde sıklıkla yüceltilmiş figür

sanction[n]

yaptırım,ceza

sanctionner[v]
sandale[n]

sandal,terlik

sandales[n]

sandalet,terlik

sandwich[n]

sandviç

sang[n]

kan,damar sıvısı

sang-froid[n]

soğukkanlılık,sakinlik

sangle[n]

kayış,bant

sanglier[n]

yaban domuzu,vahşi domuz

sangria[n]

sangria

sangsue[n]

sülük,sülük

sanguine[n]
sanguinolent[adj]
sanitaire[adj][n]
sans[prep]

olmadan,olmaksızın

sans aucun doute[adv]

hiç şüphesiz, hiç kuşkusuz

sans conteste[adv]

şüphesiz,tartışmasız

sans fil[adj]

kablosuz,telsiz

sans-abri[n]

evsiz kişi,sokakta yaşayan

santé[n]

sağlık,esenlik

santé de fer[n]

demir sağlık,demir bünye

santé mentale[n]

ruh sağlığı

santiag[n]

kovboy çizmesi

saoul[adj]

sarhoş,esrik

saphir[n][adj]

safir,yakut • safir mavisi,safir rengi

sapin[n]

köknar,çam ağacı

sarcasme[n]

alay,iğneleyici alay

sarcelle[adj]

yeşilimsi mavi,mavimsi yeşil

sardine[n]

sardalya,sardalya balığı

satellite[n]

uydu,yapay uydu

satiété[n]
satin[n]

saten,atlas

satire[n]

yergi,hiciv

satirique[adj]

yergin,alaycı

satisfaction[n]

tatmin,memnuniyet

satisfaisant[adj]

tatmin edici,doyurucu

satisfait[adj]

memnun,hoşnut

saturation[n]

doygunluk

LanGeek
Uygulamayı İndir