suggérersystème nerveux
/ 7
suggérersystème nerveux
suggérer[v]

önermek,tavsiye etmek

suicide[n]

intihar,kendi canına kıyma

suie[n]
suisse[n][adj]

İsviçre,İsviçre Konfederasyonu • İsviçreli,İsviçre

suite[n]

dizi,seri

suivre[v]

takip etmek,arkasından gitmek

sujet[n][adj]

konu,mevzu • tabi,maruz

sundae[n]

sundae,dondurmalı tatlı

super[adj][n]

harika,müthiş • süper benzin,süper

super-héros[n]

süper kahraman,kahraman karakter

superbe[adj][n]
superficiel[adj]

yüzeysel,yüzeysel

supérieur[n][adj]

üst,amir • üstün,yüksek

supérieurement[adv]

mükemmel şekilde,olağanüstü bir şekilde

supermarché[n]

süpermarket,market

supplément[n]
supplémentaire[adj]

ek

support[n]

destek,yardım

supportable[adj]
supporter[v]

katlanmak,dayanmak

supposer[v]

varsaymak,farz etmek

supposition[n]

varsayım,faraziye

suppression[n]

silme,kaldırma

supprimer[v]

kaldırmak,silme

sur[prep][adj]

üzerinde,üstünde • ekşi,keskin

sûr[adj]

emin,kesin

sur le bout de la langue[phrase]
sur un coup de tête[phrase]
sur-mesure[adj]

özel dikim,kişiye özel

surabondance[n]
surconsommation[n]

aşırı tüketim,fazla tüketim

surdité[n]

sağırlık,işitme kaybı

surdoser[v]

aşırı doz almak,fazla doz vermek

sureau[n]

mürver,kara mürver

surestimer[v]

abartmak,fazla değer vermek

surexposé[adj]

aşırı pozlanmış,fazla pozlanmış

surf[n]

sörf,dalga sörfü

surface[n]

yüzey alanı,alan

surfer[v]

sörf yapmak,dalgalarda sörf yapmak

surgir[v]
surjouer[v]

abartılı oynamak,rolü fazla abartmak

surligneur[n]

fosforlu kalem,vurgulayıcı

surmenage[n]

aşırı çalışma yorgunluğu,iş yükü fazlalığı

surmonter[v]

üstesinden gelmek,yenmek

surnaturel[adj][n]

doğaüstü,doğaüstü • doğaüstü,paranormal

surpris[adj]

şaşırmış,hayret etmiş

surréalisme[n]

sürrealizm,sürrealizm

sursis[n]

erteleme,tecil

surtension[n]
surtout[adv]

özellikle,bilhassa

surveillance[n]
surveillant[n]

gözetmen,gardiyan

survêtement[n]

eşofman,antrenman kıyafeti

survie[n]

hayatta kalma,sağ kalma

survivre[v]

hayatta kalmak,sağ kalmak

survoler[v]

üzerinden uçmak,üstünden geçmek

susceptible[adj]
susciter[v]

tetiklemek,ortaya çıkarmak

sushi[n]

suşi

suspect[n]

şüpheli

suspendre[v]
suspens[n]

askıda,belirsizlik

suspense[n]

gerilim,merak

suv[n]

spor amaçlı araç,arazi aracı

svelte[adj]

ince,zarif

sweat[n]

sweatshirt,eşofman üstü

sweat à capuche[n]

kapüşonlu sweatshirt,kapüşonlu eşofman

symbole[n]

sembol,simge

symbolique[adj][n]

sembolik,simgesel • sembolizm,sembolik

symboliser[v]

sembolize etmek,temsil etmek

symétrie[n]
symétrique[adj]

simetrik,simetri

sympa[adj]

hoş,iyi

sympathie[n]

sempati,şefkat

sympathique[adj]

hoş,sempatik

sympathiser[v]

sempati duymak,anlaşmak

symphonie[n]
symptomatique[adj]

semptomatik,belirti gösteren

symptôme[n]

semptom,belirti

synagogue[n]

sinagog,havra

syndicat[n]

sendika,birlik

synonyme[n][adj]
synopsis[n]

özet,kısa özet

synthèse[n]
synthétiser[v]
synthétiseur[n]

sentezleyici,müzik sentezleyicisi

systématique[adj]
systématiquement[adv]
système[n]

sistem,sistem

système nerveux[n]

sinir sistemi,sinir sistemi

LanGeek
Uygulamayı İndir