saturersecteur
saturersecteur
saturer[v]
sauce[n]

sos,sos

sauce barbecue[n]

barbekü sosu,BBQ sosu

sauce béchamel[n]

beşamel sosu,beşamel

sauce piquante[n]

acılı sos,baharatlı sos

saucière[n]

sosluk,sos kabı

saucisse[n]

sosis,sucuk

saucisse sur bâtonnet[n]

çubukta sosis,sosisli çubuk

saucisson[n]

sucuk,kuru sucuk

saugrenu[adj]

saçma,gülünç

saumon[n][adj]

somon,somon • somon rengi,somon tonu

saumon fumé[n]
saut à la perche[n]

sırıkla atlama,sırıkla yüksek atlama

sauter[v]

zıplamak,atlamak

sauter au plafond[phrase]
sauter aux yeux[phrase]
sauter de joie[phrase]
sauter sur l'occasion[phrase]
sauterelle[n]
sauvage[adj][n]

vahşi,yabani • yalnız,münzevi

sauvagement[adv]

vahşice,acımasızca

sauvegarde[n]
sauvegarder[v]

korumak,güvence altına almak

sauver[v]
sauvetage[n]
sauvette[adv]
saveur[n]

tat,lezzet

savoir[v][n]

bilmek • bilgi

savoir où donner la tête[phrase]
savoir-faire[n]
savoir-vivre[n]
savon[n]

sabun,kalıp sabun

savonner[v]

sabunlamak,sabun sürmek

savourer[v]

tadını çıkarmak,zevk almak

savoureux[adj]

lezzetli,tatlı

saxophone[n]
scandale[n]

skandal,rezalet

scandaleux[adj]
scandaliser[v]

skandallaştırmak,gücendirmek

scandinave[n][adj]
scandinavie[n]
scanner[n][v]

bilgisayarlı tomografi,CT taraması • taramak,taramayla incelemek

scarabée[n]

böcek,kınkanatlı

scarlatine[n]

kızıl,kızıl hastalığı

scénario[n]

senaryo,senaryo metni

scénariste[n]

senarist,senaryo yazarı

scène[n]

sahne,mekan

scénographie[n]
sceptique[adj]

şüpheci,kuşkulu

schiste[n]
scie[n]

testere,bıçkı

scie à métaux[n]

metal testeresi,demir testeresi

scie sauteuse[n]

dekupaj testeresi,zıpzıp testere

science[n]

bilim,ilim

science-fiction[n]

bilim kurgu,bilimsel kurgu

sciences[n]

bilimler,fen bilimleri

scientifique[n]
scientifiquement[adv]
scier[v]

testerelemek,testere ile kesmek

scintillement[n]
scintiller[v]

parıldamak, ışıldamak

scolaire[adj]

okul,eğitim

scolarité[n]

okul eğitimi,öğrenim süreci

scooter[n]

scooter,motorlu scooter

score[n]

puan,skor

scorpion[n]

akrep,akrep böceği

scotch[n]

bant,seloteyp

scottish fold[n]

İskoç fold,İskoç kıvrık kulaklı kedi

scrabble[n]

Scrabble,Scrabble oyunu

script[n]

senaryo,oyun metni

scrupule[n]
scrupuleusement[adv]

titizlikle,dikkatle

scrupuleux[adj]

titiz,dikkatli

scrutin[n]

oy verme,seçim

sculpter[v]

heykel yapmak,oymak

sculpteur[n]

heykeltıraş,heykeltraş

sculpture[n]

heykel,oyma

se[pron]

birbirlerini

se donner un coup de peigne[phrase]
se jeter à l'eau[phrase]
se mettre en tête[phrase]
se mettre en valeur[phrase]
se ressembler comme deux gouttes d'eau[phrase]
se serrer la main[phrase]
séance[n]

seans,gösterim

seau[n]

kova,kova

sec[adj][n][adv]

kuru,susuz • kuraklık • sertçe,aniden

sécateur[n]

budama makası,budama makasları

sèche-cheveux[n]
sèche-linge[n]

kurutucu,çamaşır kurutma makinesi

sécher[v]

kendini kurulamak,havlu ile kurulanmak

sécheresse[n]

kuraklık,yağışsızlık

seconde[n]

saniye,saniye

secouer[v]

sarsmak,sallamak

secrétaire[n]

sekreter,katip

secrétaire de rédaction[n]

redaksiyon sekreteri,yayın sekreteri

secrétariat[n]
secrètement[adv]
sécrétion[n]
secteur[n]

sektör,alan

LanGeek
Uygulamayı İndir