plante du piedpolicier
/ 10
plante du piedpolicier
plante du pied[n]

ayak tabanı,ayağın tabanı

planter[v]

dikmek,ekmek

plaque chauffante[n]

ısıtma plakası,sıcak plaka

plaquette[n]
plasma[n]
plastifier[v]
plastique[n]

plastik,plastik malzeme

plat[adj][n]

düz,dümdüz • yemek,tabak

plat à emporter[n]

paket yemek,götürmelik yemek

plat à four[n]

fırın kabı,pişirme kabı

plat de service[n]

servis tabağı,servis kabı

plat principal[n]

ana yemek,ana tabak

plate-bande[n]

çiçek tarhı,çiçek yatağı

plateau[n]

tepsi,servis tepsisi

plateau de jeu[n]

oyun tahtası,oyun tablası

plateforme[n]
platine[n][adj]

plak çalar,döner tabla • platin rengi,soluk metalik beyaz

plâtre[n]

alçı,alçı sargı

plébisciter[v]
plein[adj][n][adv]

dolu,tam • dolu alan,yoğun bölge • çok,bol miktarda

plein écran[n]

tam ekran,tam ekran modu

plein-temps[adj][n]

tam zamanlı,tam gün • tam zamanlı iş,tam gün çalışma

pléthore[n]
pleurer[v]

ağlamak,gözyaşı dökmek

pleuvoir[v]

yağmur yağmak,gökten su düşmek

pli[n]

kat,kıvrım

plier[v]

katlamak,bükmek

plinthe[n]

süpürgelik,kaide tahtası

plomb[n]

kurşun,kurşun

plomberie[n]

tesisat,su tesisatı

plombier[n]

tesisatçı,su tesisatçısı

plongée[n]

dalış,sualtı dalışı

plongée sous-marine[n]

dalış,skuba dalışı

plonger[v]

dalmak,batmak

plongeur[n]

dalışçı,dalgıç

pluie[n]

yağmur,yağış

plumage[n]

tüy örtüsü,kuş tüyleri

plume[n]

tüy,kuş tüyü

plupart[n]

çoğunluk,büyük kısmı

pluridisciplinaire[adj]
plus[adv][conj][n]

artık • artı,ve • artı işareti,toplama işareti

plusieurs[adj][pron]

birkaç • bazıları,birkaçı

pluvieux[adj]

yağmurlu,yağışlı

pme[n]

KOBİ,küçük veya orta ölçekli işletme

pneu[n]

lastik,tekerlek lastiği

pneumonie[n]

zatürre,pnömoni

poche[n]

cep,kese

pocher[v]
pochette[n]

kılıf,zarflı

pochoir[n]

şablon,kalıp

podcast[n]

podcast,internet yayını

podium[n]

podyum,yükseltilmiş platform

poêle[n]

tava,kızartma tavası

poêle à frire[n]

tava,kızartma tavası

poème[n]

şiir,manzume

poème en vers[n]

vezinli şiir,vezinli manzume

poésie[n]

şiir,şiir sanatı

poète[n]

şair,ozan

poétique[adj]

şiirsel,poetik

poids[n]

ağırlık,kütle

poignarder[v]

bıçaklamak,hançerlemek

poignée[n]

sap,tutamak

poignet[n]

manşet,kol ağzı

poil[n]

vücut kılı,vücut tüyü

poilu[adj][n]

kıllı,tüylü • Fransız I. Dünya Savaşı askeri

poinçon[n]

damga,ayar damgası

poinçonner[v]
point de vue[phrase]
point noir[n]

siyah nokta,komedon

pointe[n]

uç,sivri uç

pointu[adj]
poire[n]

armut,armut meyvesi

poire à jus[n]

mutfak armudu,et suyu enjektörü

poireau[n]

pırasa,frenk soğanı

pois[n]

bezelye,yeşil bezelye

poisson[n]

balık,balık

poisson de mer[n]

deniz balığı,tuzlu su balığı

poisson plat[n]

yassı balık,dil balığı

poisson pulmoné[n]

akciğerli balık,dipnoi

poisson rouge[n]
poisson volant[n]

uçan balık,uçan balıklar

poisson-ange[n]

melek balığı,deniz melek balığı

poisson-chat[n]

kedibalığı,yayın balığı

poisson-globe[n]

balon balığı,şişen balık

poisson-sauteur[n]

çamur zıpzıp balığı,zıplayan balık

poissons-lanterne[n]

fener balığı,ışıklı balık

poitrine[n]

göğüs,göğüs kafesi

poivre[n]

karabiber,biber

poivrier[n]

biber bitkisi,karabiber ağacı

poivron[n]

biber,dolmalık biber

poker[n]

poker

poker fermé[n]

kapalı poker,gizli kartlı poker

polaire[adj][n]

kutupsal,kutup bölgelerine ait • polar,polar kumaş

polar[n]

polisiye roman,dedektif romanı

pole dance[n]

direk dansı,direk dansı

pôle nord[n]
polémique[n]

polemik,tartışma

poli[adj]
police[n]

polis,emniyet

policier[adj][n]

polis,polis ile ilgili • polis memuru,polis

LanGeek
Uygulamayı İndir