pleuvoir
01
yağmur yağmak, gökten su düşmek
tomber de l'eau du ciel
Örnekler
Il a plu toute la journée hier.
Dün bütün gün yağmur yağdı.
02
bardaktan boşanırcasına yağmak, şakır şakır yağmak
tomber abondamment
Örnekler
Les cadeaux pleuvaient sur l' enfant gâté.
Şımarık çocuğun üzerine hediyeler yağıyordu.



























