pèrepiano à pouces
/ 10
pèrepiano à pouces
père[n]

baba,peder

pérégrination[n]
perfectible[adj]
perfectionner[v]
perfectionniste[adj]

mükemmeliyetçi,kusursuzluk arayan

performance[n]

performans,gösteri

performant[adj]

verimli,yüksek performanslı

perfuser[v]

perfüzyon yapmak,damar yoluyla sıvı vermek

péril[n]

tehlike,risk

périmé[adj]

süresi dolmuş,geçerliliğini yitirmiş

périmer[v]
périmètre[n]
période[n]

dönem,periyot

périodicité[n]
périodique[adj][n]

periyodik,düzenli aralıklarla tekrarlanan • periyodik yayın,dergi

périphérie[n]
périple[n]

uzun yolculuk,seyahat

perlage[n]

boncuk işleme,inci süsleme

perle[n]

inci,sedef

permanence[n]

kalıcılık,süreklilik

permanent[adj]

kalıcı,sürekli

permettre[v]

izin vermek,müsaade etmek

permis de conduire[n]

sürücü belgesi,ehliyet

permis de séjour[n]
permis de travail[n]
perpendiculaire[adj][n]

dik,dikey • dik,dik doğru

perplexe[adj]
perplexité[n]
perquisition[n]
perron[n]
perroquet[n]

papağan,muhabbet kuşu

perruque[n]

peruk,takma saç

persan[adj][n]

Farsça,İranlı • Farsça,Farsi

persévérance[n]

sebat,azim

persévérant[adj]

sebatli,azimli

persil[n]

maydanoz,maydanoz

persistant[adj]
persister[v]

ısrar etmek,devam etmek

personnage[n]

karakter,şahıs

personnalité[n]

kişilik,karakter

personne[n][pron]

kişi,şahıs • hiç kimse

personnel[adj][n]
personnification[n]

kişileştirme,teşhis

personnifier[v]

kişileştirmek,canlandırmak

perspective[n]

perspektif,bakış açısı

perspicace[adj]

anlayışlı,keskin görüşlü

perspicacité[n]

feraset,sezgi

persuader[v]

ikna etmek,inandırmak

persuasion[n]

ikna,inandırma

perte[n]

kayıp,zarar

pertinent[adj]

ilgili,uygun

perturbation[n]

rahatsızlık,bozulma

pervers[adj][n]

sapkın,ahlaksız • sapkın,ahlaksız

pesant[adj]
peser[v]

tartmak,ağırlığı olmak

pessimiste[adj]

karamsar,kötümser

peste[n]

veba,taun

pesticide[n]

pestisit,zararlı öldürücü

pesto[n]

pesto,pesto sosu

pétale[n]

taç yaprağı,çiçek yaprağı

petit[adj][n]

küçük,ufak • kısa boylu kişi,cüce

petit ami[n]

erkek arkadaş,partner

petit déjeuner[n]

kahvaltı,sabah yemeği

petit écran[n]

küçük ekran,televizyon

petit pain[n]

küçük ekmek,çörek

petit-enfant[n]

torun

petit-fils[n]

torun,erkek torun

petite blind[n]

küçük kör,küçük kör bahis

petite-fille[n]

torun,kız torun

pétition[n]

dilekçe,petisyon

pétrir[v]

yoğurmak,hamur yoğurmak

peuple[n]

halk,ulus

peupler[v]
peur[n]

korku,dehşet

peur bleue[n]

ölüm korkusu,ani panik

peureux[adj][n]

korkak,ürkek • korkak,ödlek

pharmaceutique[adj]

farmasötik

pharmacie[n]

eczane,ilaçhane

pharmacien[n]

eczacı,farmasist

phénomène[n]

fenomen,olay

philosophe[n][adj]
philosophie[n]
philosophique[adj]

felsefi,felsefî

phobie[n]

fobi,korku

phoque[n]

fok,deniz ayısı

photo[n]

fotoğraf,foto

photo de profil[n]

profil fotoğrafı,profil resmi

photocopie[n]
photocopier[v]

fotokopi çekmek,fotokopi ile çoğaltmak

photocopieur[n]
photocopieuse[n]

fotokopi makinesi,fotokopi cihazı

photographe[n]

fotoğrafçı

photographie[n]

fotoğraf,foto

photographique[adj]
phrase[n]

cümle,tümce

physicien[n]
physique[n][adj]

fizik,fizik bilimi • fiziksel,bedensel

pianiste[n]

piyanist,piyano sanatçısı

piano[n]

piyano,klavyeli çalgı

piano à pouces[n]

başparmak piyanosu,mbira

LanGeek
Uygulamayı İndir