pathogèneperdre sa ligne
/ 10
pathogèneperdre sa ligne
pathogène[adj]
pathologie[n]

patoloji,hastalık bilimi

pathologique[adj]

patolojik,anormal

patiemment[adv]
patience[n]

sabır,dayanç

patient[adj][n]

sabırlı,tahammüllü • hasta,doktor kontrolündeki kişi

patienter[v]
patin[n]

buz pateni,buz pateni ayakkabısı

patinage[n]

buz pateni,buz üzerinde kayma

patinage à roulettes[n]

tekerlekli paten,paten kayma

patine[n]
patinette[n]
patineur[n]

patenci,buz patencisi

patio[n]

avlu,teras

pâtisserie[n]

pastane,şekerleme dükkanı

pâtissier[n]

pastacı,şekerci

patriarche[n]
patrimoine[n]

miras,kültürel miras

patron[n]

patron,işveren

patte[n]

pati,pençe

patte-d'oie[n]

yol ayrımı,çatal

pâturage[n]

otlak,mera

paume[n]

avuç,avuç içi

paupière[n]

göz kapağı,kapak

pause[n]

mola,ara

pauvre[adj][n]

fakir,yoksul • fakir,yoksul

pauvreté[n]

yoksulluk

pavillon[n]

müstakil ev,vilâ

payant[adj]

kârlı,kazançlı

payer[v]

ödemek,yatırmak

pays[n]

ülke,millet

pays des merveilles[n]

harikalar diyarı,mucizeler ülkesi

pays tiers[n]
pays-bas[n]
paysage[n]

manzara,peyzaj

paysan[n][adj]

köylü,çiftçi • kırsal,köylü

péage[n]

gişe,otoyol ücreti

peau[n]

cilt,deri

pêche[n][adj]

balıkçılık,avcılık • şeftali,şeftali rengi

pêcher[v]

balık tutmak,balık avlamak

pédagogie[n]

pedagoji,öğretim yöntemi

pédagogique[adj]
pédale[n]

pedal,pedal

pédaler[v]

pedal çevirmek,bisiklet pedalını çevirmek

pédant[adj][n]

bilgiç,ukalâ • bilgiç,ukalâ

pédanterie[n]

bilgiçlik,ukalalık

pédiatrie[n]
pédicure[n]

pedikürcü,ayak bakım uzmanı

pedigree[n]

köken,soy

peigne[n]

tarak,saç tarağı

peigner[v]

saçını taramak,saçını düzeltmek

peignoir[n]

bornoz,banyo robası

peindre[v]

boyamak,renklendirmek

peine[n]

üzüntü,keder

peintre[n]

ressam,boyacı

peinture[n]

resim,tablo

peinture à l'huile[n]

yağlı boya,yağlıboya

pêle-mêle[adv][n]
peler[v]

soymak,kabuğunu soymak

pèlerinage[n]

hac,ziyaret

pélican[n]
pelle[n]

kürek,bel

pelle à poussière[n]

faraş,toz küreği

pelle à tarte[n]

turta spatulası,turta servis aleti

pellicule[n]

film,film rulosu

peloton[n]
pelouse[n]

çim,çimenlik

pelvien[adj]

pelvik,leğene ait

pénaliser[v]

cezalandırmak,yaptırım uygulamak

pénalty[n]

penaltı,ceza vuruşu

pencher[v]

eğmek,bükmek

pendant[prep][adj][n]

boyunca • sarkan,asılı • karşılık,eşdeğer

penderie[n]

gardırop,dolap

pendule[n]
pénétrant[adj]

nüfuz eden,delici

pénétrer[v]

girmek,içeri girmek

pénible[adj]

acı verici,üzücü

péninsule[n]

yarımada

pénombre[n]

yarı karanlık,alaca karanlık

pensée[n]

düşünce,fikir

penser[v]

düşünmek,akıl yürütmek

penseur[n]
pensif[adj]

düşünceli,dalıp gitmiş

pension[n]

pansiyon,misafirhane

pentagone[n]

beşgen,beş köşeli şekil

pentagramme[n]

pentagram,beş köşeli yıldız

penthouse[n]

lüks çatı katı dairesi,penthouse

pénurie[n]
percée[n]
perception[n]
percer[v]

çözmek,anlamak

perceuse[n]

matkap,delgi

percevoir[v]

anlamak,kavramak

percher[v]

tünemek,konmak

percussions[n]

vurmalı çalgılar,perküsyon

percuter[v]

çarpmak,çarpışmak

perdre[v]

kaybetmek,yitirmek

perdre connaissance[phrase]
perdre la tête[phrase]
perdre sa ligne[phrase]
LanGeek
Uygulamayı İndir