Ara
El bochorno
01
mahcubiyet, utanç
una sensación intensa de vergüenza, turbación o incomodidad social
Örnekler
La situación generó un bochorno innecesario para todos.
Durum herkes için gereksiz bir utanç yarattı.
02
sıcak basması, ani sıcaklık hissi
una sensación repentina e intensa de calor, especialmente en la cara y el cuello
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
bochornos
Örnekler
Se desabrochó el cuello de la camisa por el bochorno.
Yüzündeki sıcak basması yüzünden gömleğinin yakasını açtı.
03
bunaltıcı sıcak, boğucu hava
un tiempo atmosférico caracterizado por calor intenso y húmedo, pesado y sofocante
Örnekler
Nadie salía a la calle a esa hora por el bochorno.
O saatte kimse sokağa çıkmıyordu bunaltıcı sıcak yüzünden.



























