Ara
to irritate
01
kızdırmak
to annoy someone, often over small matters
Transitive: to irritate sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
irritate
3. tekil kişi
irritates
şimdiki zaman ortacı
irritating
basit geçmiş zaman
irritated
geçmiş zaman ortacı
irritated
Örnekler
The loud music irritated her yesterday.
Yüksek sesli müzik onu dün rahatsız etti.
02
tahriş etmek
to cause discomfort or inflammation in a body part
Transitive: to irritate a body part
Örnekler
Wearing tight shoes all day can irritate your feet.
Bütün gün dar ayakkabılar giymek ayaklarınızı tahriş edebilir.
03
tahriş etmek, uyarmak
to trigger an active response from an organism, cell, or organ by stimulating it
Transitive: to irritate an organism or cell
Örnekler
The heat irritated the sweat glands, making them produce more perspiration.
Isı, ter bezlerini tahriş etti ve daha fazla ter üretmelerine neden oldu.
Leksikal Ağaç
irritated
irritating
irritation
irritate
irrit



























