Ara
inward
01
içe/merkeze doğru
toward the center or inside of something
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The labyrinth's path wound inward, guiding participants toward the center.
Labirentin yolu içeri doğru dolanıyordu, katılımcıları merkeze doğru yönlendiriyordu.
02
içe doğru, içsel olarak
toward one's inner thoughts, emotions, or consciousness
Örnekler
She turned inward, reflecting on her life choices.
O, hayat seçimlerini düşünerek içe döndü.
inward
01
içe dönük, içeri doğru
directed or moving toward the inside or center
Örnekler
The inward motion of the door indicates someone entering the room.
Kapının içe doğru hareketi, birinin odaya girdiğini gösterir.
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most inward
karşılaştırma derecesi
more inward
derecelendirilebilir
Örnekler
She experienced an inward sense of relief after resolving the conflict.
Çatışmayı çözdükten sonra içsel bir rahatlama hissi yaşadı.



























