giddily
gi
ˈgɪ
gi
ddi
di
ly
li
li
/ɡˈɪdɪlɪ/

"giddily"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

giddily
01

coşkuyla, neşe içinde

with unrestrained joy, excitement, or high spirits
giddily definition and meaning
Örnekler
He smiled giddily when he heard the good news.
İyi haberi duyduğunda coşkuyla gülümsedi.
02

baş döndürücü bir şekilde, dengesini kaybedecek şekilde

in a way that causes dizziness or a loss of balance
Örnekler
The boat rocked giddily on the choppy waves.
Tekne, dalgalı denizde baş döndürücü bir şekilde sallanıyordu.
03

havalı bir şekilde, düşüncesizce

in a frivolous, silly, or irresponsible manner
Örnekler
The company expanded giddily, without planning for the future.
Şirket, geleceği planlamadan düşüncesizce genişledi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store