Ara
to drub
01
dövmek, pataklamak
to strike or beat someone several times with force
Transitive: to drub sb
Örnekler
The bully was known to drub anyone who dared to challenge him.
Zorba, ona meydan okumaya cüret eden herkesi dövmekle tanınırdı.
02
dayak atmak
to win decisively and thoroughly against opponents in a competition or fight
Transitive: to drub an opponent
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
drub
3. tekil kişi
drubs
şimdiki zaman ortacı
drubbing
basit geçmiş zaman
drubbed
geçmiş zaman ortacı
drubbed
Örnekler
The soccer team drubbed their rivals with a final score of 4-0.
Futbol takımı rakiplerini 4-0'lık final skoruyla ezdi geçti.
Leksikal Ağaç
drubbing
drub



























