Ara
different
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most different
karşılaştırma derecesi
more different
derecelendirilebilir
Örnekler
He had a different perspective on the movie.
Filme karşı farklı bir bakış açısı vardı.
Örnekler
The two plans offer different approaches to solving the same problem.
İki plan, aynı sorunu çözmek için farklı yaklaşımlar sunar.
03
farklı, olağandışı
differing from all others; not ordinary
04
farklı, ayrı
distinct or separate
Leksikal Ağaç
differential
differentiate
differently
different
differ



























