collateral
co
ko
lla
ˈlæ
te
ral
rəl
rēl
trilateralunilateralbilateralmultilateral

"collateral"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

collateral
01

tamamlayıcı

additional but less important, often connected to a main element 
collateral definition and meaning
Örnekler
While the primary objective of the project was to enhance customer satisfaction, there were collateral advantages, including increased brand loyalty. 

Projenin asıl amacı müşteri memnuniyetini artırmak olsa da, marka sadakatinin artması gibi yan faydalar da vardı.

02

yan, dolaylı

descended from a shared ancestor, but through a side branch rather than a direct lineage 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The family reunion included both direct and collateral descendants, all tracing back to the same great-grandparent. 

Aile birleşimi, aynı büyük büyükbabanın soyundan gelen hem doğrudan hem de yan torunları içeriyordu.

03

yanyana

situated alongside something 
Örnekler
The road runs collateral to the railway tracks, allowing for efficient transportation and connectivity. 

Yol, demiryolu raylarına paralel olarak uzanır, bu da verimli ulaşım ve bağlantı sağlar.

04

ek, tamamlayıcı

providing additional support or context 
Örnekler
The lawyer presented collateral evidence to strengthen the case. 

Avukat, davayı güçlendirmek için tali kanıtlar sundu.

Collateral
01

teminat

a loan guarantee that may be taken away if the loan is not repaid 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
collaterals
Örnekler
When securing a loan, the bank often requires borrowers to provide collateral, such as real estate or vehicles, to mitigate the risk of default. 

Bir kredi güvence altına alınırken, banka genellikle borçlulardan, temerrüt riskini azaltmak için gayrimenkul veya araçlar gibi bir teminat sağlamalarını ister.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store