Ara
to chaffer
01
sohbet etmek, gevezelik etmek
to engage in casual or idle conversation
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
chaffer
3. tekil kişi
chaffers
şimdiki zaman ortacı
chaffering
basit geçmiş zaman
chaffered
geçmiş zaman ortacı
chaffered
Örnekler
As the children played in the park, the parents chaffered on nearby benches.
Çocuklar parkta oynarken, ebeveynler yakındaki banklarda sohbet ediyorlardı.
02
pazarlık etmek, fiyat görüşmek
to negotiate over the price of goods or services
Intransitive
Örnekler
The experienced shopper knew how to chaffer effectively, getting discounts on various items.
Deneyimli alıcı, çeşitli ürünlerde indirim alarak etkili bir şekilde pazarlık yapmayı biliyordu.



























