Ara
brilliantly
01
zekice
with exceptional intelligence, skill, or creativity
Örnekler
The scientist explained the concept brilliantly.
Bilim insanı kavramı parlak bir şekilde açıkladı.
1.1
başarılı bir şekilde
to a remarkable degree of success, effectiveness, or excellence
Örnekler
The film captured the mood of the era brilliantly.
Film, dönemin ruh halini mükemmel bir şekilde yakaladı.
02
parlak bir şekilde
with striking luminosity or vivid intensity of light or color
Örnekler
The artist 's palette held brilliantly vivid colors.
Sanatçının paleti parlak bir şekilde canlı renkler içeriyordu.
Leksikal Ağaç
brilliantly
brilliant
brilli



























