Ara
boiling
01
kavurucu, yakıcı
having an intense, almost unbearable heat
Örnekler
The asphalt on the roads seemed to melt in the boiling heat.
Yollardaki asfalt, kaynar sıcakta eriyor gibi görünüyordu.
02
kaynar, kaynayan
heated to the point where a liquid turns into a gas
Örnekler
He winced as he accidentally touched the boiling water while washing the dishes.
Bulaşıkları yıkarken yanlışlıkla kaynar suya dokunduğunda yüzünü buruşturdu.
Boiling
boiling
01
aşırı derecede
in a manner that is extremely intense
Örnekler
She was boiling furious when she heard the news.
Haberleri duyduğunda kaynar gibi öfkeliydi.
Leksikal Ağaç
boiling
boil



























