watery
wa
ˈwɔ:
vaw
te
ry
ri
ri

"watery"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

watery
01

sulu

having too much water and little taste 
watery definition and meaning
Örnekler
The soup was disappointingly watery, lacking the rich flavor of homemade broth. 

Çorba hayal kırıklığı yaratacak kadar sulu idi, ev yapımı et suyunun zengin lezzetinden yoksundu.

02

sulu, su dolu

filled with or having a high amount of water 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
wateriest
karşılaştırma derecesi
waterier
derecelendirilebilir
Örnekler
They stumbled upon a watery hole left by the rain. 

Yağmurun bıraktığı sulu bir deliğe rastladılar.

03

gözyaşlı, gözyaşlarıyla dolu

having eyes filled with tears or the appearance of being about to weep 
Örnekler
Her watery eyes revealed the depth of her emotions. 

Onun dolu gözleri duygularının derinliğini ortaya çıkardı.

04

sulu, soluk

lacking intensity or color, appearing pale and weak 
Örnekler
The morning fog gave the landscape a watery look, with muted colors and soft edges. 

Sabah sisi, manzaraya soluk renkler ve yumuşak kenarlarla sulu bir görünüm verdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store