Ara
vivid
01
canlı (renk)
(of colors or light) very intense or bright
Örnekler
His vivid yellow car attracted attention wherever he drove.
Onun canlı sarı arabası, nereye giderse dikkat çekiyordu.
Örnekler
The dream was so vivid that she could remember every detail clearly upon waking.
Rüya o kadar canlıydı ki uyandığında her detayı net bir şekilde hatırlayabiliyordu.
03
canlı, enerjik
having a lot of energy and vitality
Örnekler
Despite her age, the grandmother remained vivid and full of life.
Yaşına rağmen, büyükanne canlı ve hayat dolu kaldı.
Leksikal Ağaç
vividly
vividness
vivid



























