unusual
un
ʌn
an
u
ˈju:
yoo
sual
ʒuəl
zhooēl
usual

"unusual"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

unusual
01

olağandışı

not commonly happening or done 
unusual definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most unusual
karşılaştırma derecesi
more unusual
derecelendirilebilir
Örnekler
His quiet behavior at the party was unusual. 

Partideki sessiz davranışı alışılmadık bir durumdu.

02

olağandışı, alışılmadık

differing from the norm or expectation 
unusual definition and meaning
Örnekler
The house had an unusual design with uneven windows and slanted walls. 

Ev, eşit olmayan pencereler ve eğik duvarlarla alışılmadık bir tasarıma sahipti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store