Ara
underlying
01
altında yatan
hidden or not immediately obvious, often suggesting a deeper meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most underlying
karşılaştırma derecesi
more underlying
derecelendirilebilir
Örnekler
The underlying meaning was about hope.
Altta yatan anlam umutla ilgiliydi.
02
altta yatan, temel
forming the foundation or basis of something
Örnekler
Understanding the underlying mechanisms of the human body is essential in medicine.
İnsan vücudunun temelinde yatan mekanizmaları anlamak tıpta çok önemlidir.
Örnekler
Engineers examined the underlying pipes before repaving the road.
Mühendisler, yolu yenilemeden önce altta yatan boruları inceledi.



























