Ara
temporary
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most temporary
karşılaştırma derecesi
more temporary
derecelendirilebilir
Örnekler
He took on a temporary job while he looked for a permanent position.
Kalıcı bir pozisyon ararken geçici bir iş üstlendi.
Örnekler
The government provided temporary accommodation for the displaced families.
Hükümet, yerinden edilmiş aileler için geçici konaklama sağladı.
03
geçici, süreli
employed for a limited time, often to meet short-term business needs or seasonal demands
Örnekler
The company hired temporary staff to manage the increased workload during the busy summer months.
Şirket, yoğun yaz aylarında artan iş yükünü yönetmek için geçici personel aldı.
Temporary
01
geçici olarak çalışan kimse
an individual who is employed for a limited time
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
temporaries
Örnekler
The company hired a temporary to cover the receptionist's maternity leave.
Şirket, resepsiyonistin doğum iznini karşılamak için bir geçici işe aldı.
Leksikal Ağaç
temporarily
temporariness
temporary
temporal



























