Ara
tatty
01
gösterişli, çarpıcı
tastelessly showy
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
tattiest
karşılaştırma derecesi
tattier
derecelendirilebilir
02
eskimiş, yıpranmış
old, worn, and in poor condition
Örnekler
He wore a tatty old sweater with frayed edges and holes.
Yıpranmış kenarları ve delikleri olan eskimiş bir kazak giyiyordu.
Leksikal Ağaç
tattily
tatty
tat



























