to bifurcate
bi
baɪ
bai
fur
fɜ:
cate
keɪt
keit

"bifurcate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to bifurcate
01

iki kola ayırmak

to split something into two distinct parts 
Transitive: to bifurcate sth
to bifurcate definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
bifurcate
3. tekil kişi
bifurcates
şimdiki zaman ortacı
bifurcating
basit geçmiş zaman
bifurcated
geçmiş zaman ortacı
bifurcated
Örnekler
To explore different paths, they decided to bifurcate the hiking trail. 

Farklı yolları keşfetmek için yürüyüş parkurunu ikiye ayırmaya karar verdiler.

02

ikiye ayrılmak, iki kola ayrılmak

to split into two branches or parts 
Intransitive
Örnekler
The river bifurcates as it approaches the delta, forming two separate streams. 

Nehir deltaya yaklaştıkça ikiye ayrılır, iki ayrı akıntı oluşturur.

bifurcate
01

çatallı, iki dala ayrılmış

having two branches, divisions, or prongs that split from a common point 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most bifurcate
karşılaştırma derecesi
more bifurcate
derecelendirilebilir
Örnekler
The snake's bifurcate tongue flicked in and out rapidly. 

Yılanın çatallı dili hızla içeri ve dışarı hareket etti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store