Ara
stark
01
sert, acımasız
harsh and often causing discomfort or shock
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
starkest
karşılaştırma derecesi
starker
derecelendirilebilir
Örnekler
The stark reality of death hit him hard after the loss of a loved one.
Sevilen birinin kaybından sonra ölümün sert gerçeği onu çok etkiledi.
Örnekler
The stark contrast between the lush forest and the barren desert was striking.
Gür orman ile çorak çöl arasındaki keskin tezat çarpıcıydı.
Örnekler
The stark walls of the building gave it a desolate feel.
Binanın çıplak duvarları ona terk edilmiş bir his veriyordu.
stark
01
tamamen, kesinlikle
in a complete or total manner, often with a sense of harshness or clarity
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The two opinions stood stark opposed to each other.
İki görüş birbirine tamamen zıttı.
Leksikal Ağaç
starkly
starkness
stark



























