Ara
squishy
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
squishiest
karşılaştırma derecesi
squishier
derecelendirilebilir
Örnekler
The children loved playing with the squishy, foam balls that they could easily squish and reshape.
Çocuklar, kolayca sıkıştırıp şekil verebildikleri yumuşak köpük toplarla oynamayı çok sevdi.
02
belirsiz, kesin olmayan
lacking clarity or precision
Örnekler
The definition of success can be quite squishy, varying greatly from one person to another.
Başarının tanımı oldukça belirsiz olabilir, kişiden kişiye büyük ölçüde değişir.
03
yumuşak, kararsız
lacking firmness or decisiveness in political policies
Örnekler
The party 's squishy platform left voters confused about its core values.
Partinin yumuşak platformu, seçmenleri temel değerleri konusunda kafasını karıştırdı.
Squishy
01
yumuşak bir nesne, sıkılabilir bir oyuncak
a soft, compressible object, often a toy designed for squeezing
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
squishies
Örnekler
His collection of squishies included everything from food items to animals.
Onun squishy koleksiyonu, yiyeceklerden hayvanlara kadar her şeyi içeriyordu.
Leksikal Ağaç
squishy
squish



























