Ara
spontaneous
Örnekler
His spontaneous decision to take a road trip meant he left without even packing a bag.
Anlık bir kararla bir yolculuğa çıkma kararı, bir çanta bile hazırlamadan ayrıldığı anlamına geliyordu.
02
kendiliğinden olan
done or happening naturally, without any prior thought or planning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most spontaneous
karşılaştırma derecesi
more spontaneous
derecelendirilebilir
Örnekler
A spontaneous burst of laughter filled the room during the meeting.
Toplantı sırasında odayı spontane bir kahkaha patlaması doldurdu.
Leksikal Ağaç
spontaneously
spontaneousness
spontaneous
spontane



























